Bugun...
Atatürk’ümü İstiyorum


Mustafa Boncukcu HAKÇA
 
 

facebook-paylas
Tarih: 11-02-2015 00:32

Bu konu hakkında daha sonra yazarım diye düşünüyordum. Ama benim gibi düşünen insanların var olduğunu görünce şimdi yazmaya karar verdim. Yazar arkadaşımız Sayın İsmail Gür’ün son yazısında bahsettiği Kepez’deki Atatürk portresini unutturmamak için, onun anlayışına sığınarak, ben de aynı konuyu işleyeceğim. Gerçi daha önce bu konuya, Gülşehir’in haftalık yerel gazetesindeki bir yazımda kısaca değinmiştim.

Bir zamanlar Nevşehir yönünden gelen yolcular, uzun müddet Kepez’deki Atatürk’ün portresi tarafından karşılanmışlardı. Kepez’in doğal güzelliğini tamamlayacak şekilde siluet halinde elektrik lambalarıyla donatılarak yapılmış olan Atatürk portresi bir bakıma uzun yıllar ilçemizin simgesi olmuş, milli bayramlarda, önemli gün ve gecelerde, hem Kepez’imizi hem de ufkumuzu aydınlatmıştı. Ta ki yıkılana kadar…

Atatürk portresi, Av. Ali İhsan Açıkgöz’den aldığım bilgiye göre, 1969/1970 yılında o zamanın belediye başkanı ve belediye encümen ve meclis üyelerinin parti gözetmeksizin gayretleriyle yerine konulmuş bir eserdi. Gülşehir’e o eseri kazandıranlar, muhakkak ki Atatürk’ün fikirlerini özümsemiş insanlardı. Simgesel değeri olan portreyi, ilçemizin en gözde yerine baş tacı yaparak, Atatürk’e verdikleri önemi gösterdikleri gibi, onun işaret ettiği çağdaş değerlere de sahip çıktıklarını, yolu Gülşehir’e düşen yabancılara da anlatmış oluyorlardı.

Çünkü Yüce Atatürk sadece Türkiye Cumhuriyetinin kurtarıcısı ve kurucusu değil, aynı zamanda ileri görüşlülüğü ile ülkemizin çağdaş toplumlar arasına girmesinde yol göstericilik yapmış olan büyük bir devlet adamıdır. O, inkılaplarıyla geride kalmış bir toplumu uygar dünyaya entegre etmeye çalışmış ve bunda da büyük başarı kazanmıştır. Eğer biz cumhuriyet ve demokrasiden bahsediyorsak, onun sayesindedir. Bunu anlamak için bize komşu olan Müslüman devletlere bakmamız kafidir. Henüz batı devletlerinin çoğunda bile kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmamışken, o zamanın şartlarında bunu ülkemizde gerçekleştiren Atatürk’ün, kadınların nazarında yeri apayrı olmalıdır. Türkiye’de millet olma şuuru da onun uygulamalarıyla var olmuştur. Laikliği getirerek, insanları inançlarına göre ayırt etme alışkanlığından toplumu kurtarmıştır. Bu kötü alışkanlığın günümüzde ne felaketler getirdiğine bizzat tanık olmaktayız. Eğitimde çağdaş ve rasyonel bilimleri esas almış, hurafe ve dogmatizmi maariften çıkarmıştır. Bilimin, teknolojinin ülkemizde gelişmesine ve yaygınlaşmasına çaba harcamış ve yeni kurulan bir devleti kısa zamanda belirli bir yere getirmiştir.

Nitekim, bundan dolayı Atatürk demek, uygarlık demektir. Atatürk demek, bilim demektir, demokrasi, laiklik ve çağdaşlık demektir. İlerleme demektir. Yani Atatürk aslında bir simgedir. Atatürk fikirlerini savunurken, biz demokrasiyi, çağdaşlığı, laikliği, aklı, bilimi, kısacası uygarlığı savunmuş oluyoruz. Bu yüzden Atatürk’ü belirli partilere mal etmek de yanlış bir düşüncedir. Hangi parti olursa olsun, demokrasiden, laiklikten, rasyonalizmden, bilimden, çağdaşlıktan, uygarlıktan yana olanlar, onu el üstünde tutmalı ve fikirlerinin yaygınlaşması için çaba göstermelidirler. Atatürk’e düşman olanlar, başta Türkiye Cumhuriyetine düşman oldukları gibi, uygar Türk toplumuna da düşmandırlar. Son zamanlarda maalesef yakılarak ve yıkılarak Atatürk heykellerine yapılan saldırılar, gerçekte demokratik, laik, çağdaş Türkiye ve Türk toplumuna yapılmaktadır. Türk insanının bunun çok iyi farkında olması gerekmektedir.

Simgesel değeri olan Atatürk portresi, bu güzel düşünceler sonucu elbette ki Gülşehir’imizin en gözde yerinde baş tacı edilmişti zamanında. Fakat şimdi ne değişti, bilemiyorum. Bundan önceki Gülşehir belediye başkanı ve Kartal belediye başkanı döneminde, İsmail Gür Bey’in de dediği gibi bir ucube inşası sırasında (benim nitelendirmem Kartal pençesi Kepez’in bağrında), ortadan kaldırılan Atatürk portresi -umulanın aksine- halen yerine konmamıştır. Eminim ki Atatürk’e gönül verenler, portrenin, Gülşehir’in en gözde yerinde tekrar tac olmasını arzu ediyorlardır. Çünkü demokrasiden, laiklikten, rasyonalizmden, bilimden, çağdaşlıktan yana olanlar, Atatürk’ü baş tacı edeceklerdir. Bu saydığımız değerler, ileri düzeye ulaşmış batı toplumları uygarlığında olmazsa olmaz köşe taşlarıdır. Yoksa yeni Türkiye’de bunlara yer yok mudur?! 



Bu yazı 12668 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI