Bugun...
Ortadoğululaştıramadıklarından mısınız?


Mustafa Boncukcu HAKÇA
 
 

facebook-paylas
Tarih: 11-02-2015 00:34

Bataklık nedir? Bataklık, adım atmaya başladığınızda sizi içine çeken kaygan kum ya da çamurlu topraklardır. Bataklığın içinde çırpındıkça daha çok batarsınız. En iyisi bataklıktan uzak durmaktır.

Bu açıdan bakarsak Ortadoğunun bir bataklık olduğunu söyleyebiliriz. Oraya adım attığınız anda sizi içine çeker ve çıkmaya çalıştıkça batarsınız. En doğrusu Ortadoğuya hiç bulaşmamaktır.

Ortadoğu susuzdur susuz olmasına ama ironik bir şekilde de bataklıktır. Topraklarını kayganlaştıran, çamurlaştıran hem petroldür, hem de yüzyılların getirdiği düşmanlık tortularıdır.

Dinler arası çatışma hep oradan çıkar. Üç büyük dinin kaynağı orasıdır. Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık orada doğmuştur. Ama onlar birbirinin ezeli düşmanıdırlar. Aynı kültürün, aynı coğrafyanın, aynı uygarlığın ürünüdürler. Ancak birbirlerine en uzak noktada dururlar. Doğdukları toprakları paylaşamazlar. 

Mezhep çatışması orada daima harlıdır. Şiası, Sünnisi, Selefisi, Vehhabisi ve onlarcası anlaşamazlar.

Etnik çatışma orada vardır. Farsı, Arabı, Kürdü, Türkmeni, Süryanisi, Filistinlisi, Yahudisi bir arada yaşayamazlar.

Petrolü çoktur. İngilizi, Amerikalısı, Fransızı, Almanı ve daha birçok emperyal gücün ajanları orada cirit atar, petrolü bölüşemezler.

Orada devlet yoktur, sınır yoktur. Demokrasi yoktur. İnsanların insanca yaşama hakkı yoktur. Çöl kanunları geçer oralarda. Silah haktır, hukuktur. Bundan dolayı, cennetleri vaat eden topraklar cehenneme dönmüştür.

Ortadoğuyu iyi tanımak için tarihine bakacaksınız. Gelmiş geçmiş en cani kavimlerden olan Asurlular Ortadoğuda hüküm sürmüştür. Onlar, bir şehri ele geçirdikleri zaman herkesin kellesini kesip dağ gibi üst üste yığan insanlardır. Asurluların ruhu hala Ortadoğuda dolaşmaktadır.

Ortadoğuda çok dikkatli olmak gerekir. Adımınızı atarken kırk defa düşüneceksiniz. Değilse sizi de içine çeker Ortadoğu…

Coğrafi olarak topraklarımızın büyük bir kısmı Ortadoğuya dahildir. İşte bu yüzden Türkiye olarak çok daha dikkatli olmalıyız. Ortadoğululaşmamaya özen göstermeliyiz.

Bunun için öncelikle yönümüzü uygar dünyaya çevirmemiz gerekir. Özellikle din, mezhep ve etnik kökenli siyasetten uzak durmalıyız. Demokrasi ve laiklik ise bunların panzehiridir. Hiçbir şekilde bölünüp ayrışmamalıyız, birlik olmalıyız. Hacı Bektaşı Velinin dediği gibi “Bir, iri ve diri olmalıyız.”

En önemlisi uyanık olmalıyız. Dini, mezhebi ve etnik kökeni kullanarak bizleri birbirimize düşürmeye, kandırmaya yeltenenlere asla kanmamalıyız.

Ortadoğululaşmamak için, aynı zamanda uygar ve gelişmiş toplumlarda da geçerli olan şu kıstasları kendimize ilke edinebiliriz.

Ortadoğululaşmayan; demokrasiye inanır, demokrat yaşar.

Ortadoğululaşmayan; insanları dinine, mezhebine ve etnik kökenine göre ayrıştırmaz, laikliğe güvenir.

Ortadoğululaşmayan; çağdaş batı değerlerini savunur. Eğitimi bilimsel kıstaslara göre şekillendirir ve uygular. Bilim ve teknolojiye yatırım yapar.

Ortadoğululaşmayan; adaleti devletin temeli addeder.

Ortadoğululaşmayan; insani değerleri öne çıkarır, insan haklarını savunur.

Ortadoğululaşmayan; ötekileştirmez.

Ortadoğululaşmayan; vahşilikten uzak durur.

Ortadoğululaşmayan; binlerce yıldır süzülüp gelen örf ve adetlerini ilkellikten ayırarak, çağdaş toplum olma yolunda kendini geliştirir.

Ortadoğululaşmayan; geçmişte yaşananları özlemez, geçmişte yaşamaz, geçmişten ders alarak geleceğini kurar.

Ortadoğululaşmayan; geriye bakmaz, geriye dönmez, daima ileri doğru gider.

Ortadoğululaşmayan; uygar dünyadan ayrılmaz, onunla entegre, onun bir parçası olur.

Bunlar ve bunlara benzer düşünceleriniz varsa, siz de “Ortadoğululaştıramadıklarındansınız” demektir.



Bu yazı 12973 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI