Bugun...
Şiir, Yaşam ve Öykü


Mustafa Boncukcu HAKÇA
 
 

facebook-paylas
Tarih: 11-02-2015 00:23

Şiir yazmak yürek ister. Şiir yazanlar Yunus Emre’nin dediği gibi pişmiş insanlardır. Onların içleri, özleri, kalpleri dolu dolu olduğu için yüreklidirler. Yürekleri doygundur, olgundur. Ham değildirler, çiğ değildirler. Olmuştur yürekleri, olgunlaşmıştır. Şiir yazanlar bu yüzden yürekli olurlar. Ancak şiir yazanların çoğu, yazdıklarını sadece kendileri okur. Yüreklerinin ta derinliklerinde esen fırtınalar kendi duygularını oradan oraya savurur, kimseye ulaşamaz. Şiirlerini kimse okumadığı için de onlar şair olarak anılmazlar.

 

Şiir yazanın şair olması için duygularını kamuya açması, insanların hizmetine sunması gerektir. Onlar, duygularını yazarak bir kitapla ya da başka yollarla ölümsüzleştirip, gelecek kuşaklara aktarırlar. Nitekim duyguları kamuya açmak da öyle her babayiğidin harcı değildir. Yürek ister, cesaret ister. İnsanların, içinizde esen fırtınaları bütün açıklığıyla okuyup onlarla savrulmasını istemek ve görmek ancak yürekli fertlerin işidir. Bu yüzden onlar iki kez yüreklidirler. Boşuna onlara şair denilmiyor.

 

Bu şairlerden biri de, ilçemizin Karacaşar Mahallesinden çıktı. Şiir kitabı “Şiir, Yaşam ve Öykü” Ağustos ayında Murat Kitabevinden okuyucuya sunuldu. Şair Mehmet Uç, şiirlerinde işlediği konularla hayatı filozofça bir bakışla tasvir ediyor. Çoğunlukla kendi hayatından kesitleri irdelerken, çevresinde gelişen olaylara da bigane kalmıyor. Akıcı üslubunu hem geleneksel şiire ve hem de serbest vezne uygularken, okuyucuyu sıkmıyor. Hatta yöresel üslubu da, şiirlere bir zenginlik getirmiş diyebiliriz. Ayrıca şiirler arasına aldığı çeşitli konulardaki yorumlamaları kitaptaki monotonluğu ortadan kaldırmış.

 

Zevkle okunabilecek bu şiir kitabının bir hemşeri şairimiz tarafından çıkarılması bir iftihar vesilesidir. Okuyucular, kitabı, Murat Kitabevinden edinebileceği gibi şairin kendisinden de talep edebilir.

 

İşte serbest vezinli şiirine bir örnek:

 

Bu Baş

 

Bu eller, benim ellerim mi?

Nasırlı…

Bu ayaklar, benim ayaklarım mı?

Tozlu…

Bu gözler, benim gözlerim mi?

Yaşlı…

Bu yüzler, benim yüzlerim mi?

Nurlu…

İyi de herkese eğilmekten

Kahrolan,

Bu baş, benim başım ise,

Çok zavallı!

 

Geleneksel vezne bir örnek de şu şiiri verebilirim:

 

Küstürdün Beni

 

Aşkla güreşmenin vaktini geçirdin.

Ben ayran istedim, sen zehir içirdin.

Kartal gibi sarp kayalardan uçurdun.

Şahin idim, serçeye pusturdun beni…

 

Koydun beni daim mecnun yerine,

Aklım ermez ettin, hayır, şerine,

Cellat gibi kılıç vurdun serime,

Artık kaderime küstürdün beni…

 

Ha unutmadan söyleyeyim… Tekrar tekrar okunacak şiirleri okumak için de üç kere yürekli olmak gerekiyor. Üçüncü anlamını siz bulun!

 

Not: Kitabın editörlüğünü de bu satırların yazarı yapmıştı.



Bu yazı 1653 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI